Bebekten Sonra Evlilik
Birçok hamile kadının ve eşinin sıklıkla üzerinde düşündüğü ve sorduğu sorulardan biri de “Bebek doğduktan sonra eşler arasında neler değişir? İlişkide neler yaşanabilir?” sorusudur. Bu soru genellikle bir kaygı ve merak sorusu olarak değerlendirilebilir. Değişimin getirdiği belirsizliği ve bilinmezliği düşündüren bir merak ve şüphe olarak da yorumlanabilir.
Hayatınıza bir bebeğin gelişi ile birlikte ebeveynliğe geçiş, yaşamsal sürecimizde önemli ve büyük değişim dönemlerinden biridir. Kadının ve erkeğin artık yeni bir rolü daha vardır; ANNE ve BABA olmak. Ortaya çıkan yeni rollere hem de yeni bir bebeğe alışma dönemi dediğimiz bu evrede karı-koca ilişkisi arasındaki değişim kaçınılmaz olabilir çünkü yeni bir durumla ve rolle karşı karşıya kaldığımızda değişim gerçekleşecek bir şeydir. Önemli olan bu değişim ile hem kadın hem de erkek olarak nasıl başa çıktığımız. Araştırmalar bu değişim ile başa çıkabilen çiftlerin ilişkide oluşan değişimleri de olumluya çevirebildiğini gösteriyor. Değişimi birbirlerine daha yakınlaşarak sonuçlandıran çiftler de var. Eğer çiftler değişimle başa çıkamıyorlarsa çatışma ortaya çıkabiliyor.
Peki, yeni bir bebeğin gelişi ile birlikte gelen değişim ne?
- Kadın ve erkek yeni bir rol alıyor – anne ve baba ve bu roller sürekli ve tam zamanlı olarak devam ediyor, özellikle de kadın için.
- Ev içinde ya da dışında yeni sorumluluklar geliyor. Bu da sorumluluk artışına sebebiyet veriyor.
- Yeni rol ve sorumluluklarla beraber yorgunluk (özellikle de fiziksel yorgunluk) artıyor. Bu da bir süre sonra duygusal yorgunluk olarak şekil değiştirebiliyor.
- Bebeğin gereksinimlerinin ilk planda ve ertelenemez olması sistemi değiştiren en önemli unsurlardan biridir.
Yukarıda belirtilen değişimler aslında çiftlerin ilişkilerine dair bir değişim değildir. Değişim yeni bir düzen ve aileye bir kişinin daha katılması ile birlikte gelen değişimdir. Ancak sıklıkla karşılaşılan durum, yaşanan bu değişimin ve zorluğun nedeninin çiftlerin birbirine ya da ilişkiye atfetmesidir. Zorluğu birbirine ya da ilişkiye değil, değişime ve ihtiyaçların farklılaşmasına atfetmek önemli olacaktır.
“Sen hep böylesin, her şeyi kendim yapmak zorundayım” yerine “Bu sorumluluk beni zorluyor, ne yapabiliriz?” cümlesi daha kolay destek almanıza yardımcı olabilir.
- Her çiftin benzer sorunları/değişimi yaşadığını bilin, kendinize hatırlatın.
- Bebeğinizle vakit geçirmenin keyfine varın. Beraber vakit geçirme ilişkinin güçlenmesi için ne çok neden varmış onu fark edin.
- Tartışmamak mümkün ve sağlıklı değildir. Tartışmaların sakin geçmesini sağlayın. Suçlamak yerine ne düşündüğün, ne hissettiğin ve neye ihtiyaç duyduğundan bahsederek tartışma yaşamak mümkün
- Baba-bebek arasındaki ilişkinin yakın ve sıcak olmasını sağlayın. Hissedilen yalnızlığın nedeni anne-bebek arasındaki yakın bağa yaklaşamayan babalardır. Her iki tarafta bu nedenle yalnız hissediyor olabilir.
- İlişkinizi zenginleştirecek yenilikler geliştirin/keşfedin. Bu değişikliğe uygun yeni rutinler bulun. Birbirinize nelerden keyif aldığınızı ve birlikte neler yaptığınızda mutlu olduğunuzu yeniden sorun ve birbirinize zaman ayırın.
Evliliğiniz, karı-koca ilişkiniz sizin ilk çocuğunuz ve ihtiyaçlarını bu güne kadar karşıladınız. Şimdi ona hiç bakmazsanız ne olur? Bebeğin ihtiyaçları kadar ilişkinin de ihtiyaçları vardır. En iyi ebeveyn ihtiyaçları karşılanmış ebeveyndir. Bazen anne baba, bazen karı-koca ön planda olacaktır. Anne babalık ilişkinin bonusudur, eksisi değil. İlişkinizinde değişen şekil ve içerikte özene ihtiyacı olacaktır.
Kendi ilişkinizde çözemeyeceğinizi düşündüğünüz süreçleriniz var ise, mutlaka profesyonel destek alınız.