Muhsin Yazıcıoğlu Caddesi, NO:8/19 Çukurambar ÇANKAYA / ANKARA
0 (530) 080 92 19
psikologilayaktoprak@gmail.com - psikologhazalakkaya@gmail.com

Doğum Psikolojisi Nedir?

Doğum Psikolojisi Nedir?

Tüm insanların paylaştığı ortak deneyim nedir diye sorsam, tabii ki cevap DOĞUM.

Farz edelim ki, hepimiz annemizin bize gebe kalma sürecinden, gebelik döneminden, doğum anından ve erken dönem çocukluk deneyimlerinden derinden etkilendik. Çünkü bebekler sadece fiziksel olarak hissetmezler, aynı zamanda az önce belirtilen tüm bu süreçleri hatırlarlar.

İnsanoğlunun karakteristik özellikleri doğum öncesinde, doğum anında ve doğum sonrasında şekillenmektedir. Hayatın başlangıcındaki bu dönem beynin en hızlı bağlantılar kurduğu dönemdir: her bir saniyede 2 milyonun üzerinde bağlantı.

İşte bu nedenle doğum psikolojisi, bizim en erken dönem gelişimini içine alan gebelik öncesinden erken çocukluk dönemindeki yaşantıların tüm hayatımıza nasıl yansıdığını araştırır. Bu disiplin yaşamın başlangıcından itibaren BEDEN-ZİHİN-RUH bağlantısına odaklanır. Bir diğer deyişle; doğum psikolojisi, hamilelik psikolojisi ve özellikle de fetüs (doğmamış bebeğin) psikolojisini incelemektedir. Fetüsün anne karnında neler öğrendiği, nelerden etkilendiği, neleri kayıt ettiğine dair araştırmalar yapan bir alandır.

 

“Bir çocuk travmatize olduğunda ya da istismar edildiğinde beyninin bütüncül devreleri tehdit altındadır. Eğer travma güçlü ise, beynin yapısı kalıcı olarak hasar görür. Hamile kadının her hissettiği ve düşündüğü doğmamış çocuğuna nörohormonlar aracılığı ile iletilir. Bir bilgisayar virüsünün yazılımı kötüleştirdiği gibi, anneye ait kaygı, depresyon ya da stres doğmamış çocuğun zekasında ve karakterinde değişim yaşatabilir.” – Thomas D. Verny

 

Bütün hikâyemizin başladığı yer ANA RAHMİdir. Hayattaki ilk evimizde (ana rahminde) deneyimlediklerimiz çeşitlilik gösterir: refah ve sevgi ya da yoksunluk ve korku olabilir. Senin ilk evin nasıl bir yerdi sence? Sevgi dolu? Güvenli? Besleyici? Destekleyici? Bereketli? Ya da Duygusal olarak stresli? Çevresel stresli? Sevgisiz? Kabul görmeyen? Ana rahminde hissedilenlere verilen cevaplar, bizim her günkü gerçeğimiz ve en temel düşüncelerimiz şekillendirir.

Ana rahminden sonra ve ana rahminde hissedilenlerden sonra doğum anı da bizim en yoğun deneyimimizdir. Bu ilk deneyimin hafızası da hayata dair algılarımızı şekillendirir. Doğum atmosferinin ve doğumda hissedilenlerin önemi burada da vurgulanmalıdır.

 

“Bebeğin hissettiği acı sadece fiziksel değil, aynı zamanda duygusal ve ruhsal olarak da olabilir. Bu duygusal ve ruhsal acı ışık ya da soğuğa göre daha zor ölçülebilir fakat hipnoza alınan yetişkinlerin çoğunda doğum anında hissedilenler doğum hafızasında/bilinçaltında ortaya çıkmıştır. Bilinçaltında ortaya çıkan etkilenilmiş doğum hatıraları, depresyon, fobi, güvensizlik ve suçluluk duyguları olarak ortaya çıkabilir.” – David Chamberlain

 

Yakın zamanda yapılan nörofizyoloji ve travma çalışmaları doğum öncesi ve doğum anının temel inancını desteklemektedir. Hamilelik öncesi, hamilelik dönemi, doğum anı ve doğum sonrasındaki kritik saatleri senin kim olduğunu, verdiğin kararları, hayatla ilgili düşündüklerini ve hayattaki ilerlemeni şekillendirir.

Dünya çağında yapılan klinik bir araştırma hayatın başlangıcında bilinçli, farkında ve idrak edebildiğimizi destekler. Anne karnındaki deneyimlerden, doğum anından ve doğum sonrasındaki ilk saatlerde, haftalarda ve aylarda yoğum bir şekilde öğrenebildiğimizi vurgular.

İlk deneyimlerimiz bizim sinir sistemimizi ve bilinçdışı programımızı etkiler. Bu nedenle doğum öncesi bakım vermek sadece sağlıklı bir beden için değil, aynı zamanda sağlıklı duygular, hayata dair sağlıklı algılar ve sağlıklı ilişkiler inşa etmek için de olmalıdır. Çünkü hayatın başlangıcındaki travmatik kalıntılar hayat boyu birçok sağlık, ilişki, duygusal/psikolojik ve öğrenme problemlerinin kökünü oluşturabilir. Bu nedenle doğum psikolojisi sadece doğum öncesi, doğum anı ve doğum sonrasına dair etkileri değil, aynı zamanda aileye ve topluma etkilerini de inceler.

Bilmelisin ki,

Anne karnında doğmamış bebeğin her şeyin farkında, iletişimde ve hassastır.

Ebeveynliğin başlangıcı doğum sonrasından gebelik ve doğum öncesine kaymıştır.

Doğum öncesinde, hamilelik döneminde ve doğumdaki nitelik, bireysel sağlık, halk sağlığı ve toplum niteliği arasında yoğun bir etkileşim vardır.

“Doğumlar değişirse, dünya değişir.”- Neşe Karabekir

 

Kaynak: “What is Birth Psychology?”, APPPAH

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir